CEMRE FM 98.0 | GÖNÜLLERE DÜŞEN CEMREYİZ
CEMRE FM CANLI YAYIN
Şuan CEMRE FM'de

BASIN STÜDYOSU (HAYIRLI SABAHLAR)

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
16:00   RİSALE-İ NUR PENCERESİ
11:00   EL HİDEYÊ WER RAHMÊ (YEREL ARAPÇA)
13:10   İNSAN-I KAMİL
10:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
09:00   BASIN STÜDYOSU (HAYIRLI SABAHLAR)
08:00   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR (SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ)
12:00   DENGE RİSALE
14:05   HAYATTAN NOTLAR - CANLI
07:00   KISASÜRE-DUA-MESAJ
19:00   ANA HABER BÜLTENİ
20:00   GÜLÎSTANA STERKA / BAYAN SOHBETİ
21:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
22:00   NEBİLERİN İZİNDEYİZ
23:00   DENGE RİSALE - DUBARE (TEKRAR)
24:00   MEALLİ HATİM
13:00   13 ARA HABER
16:30   ŞİİR VAKTİ
21:30   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

"İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakıverileceklerini mi sandılar?" (Ankebut - 2)

Hadis-i Şerif

"Gerçekten kişi ile şirk ve küfür arasında namazı terketmek vardır."

[Muslim] []

ANKET
 RADYOMUZUN YENİ YAYIN DÖNEMİNİ NASIL BULDUNUZ? 
 MÜKEMMEL
 ÇOK İYİ
 İYİ
 NORMAL
 DAHA İYİ OLABİLİRDİ
 KÖTÜ
Diğer Anketler
Mardin Hava Durumu
MARDIN
Ziyaretçi Defteri
Gönderen : ALAADDİN ALA Ülke : TR
Tarih : 16.11.2013 Şehir : MARDİN ÇAYIR PINAR KÖYÜ
SELAMÜN ALEYKÜM
ELHEMDULİLAH GÜN BE GÜN İSLAMİ MEDYA ÇOĞALIYOR ŞÜKÜRLER OLSUN ONLARDAN BİSİDE GÖNLÜMÜZÜN GÜLÜ MARDİNİMİZİN CEMRESİ

SİN
ÇOOK ŞÜKÜR

ALAH İÇİN SİZİ SEVEN KARDEŞİNİZ ALA_DİN MAR_DİN NUSAY_BİN

ELHEMDULİLAH İSLAMDAYIM


ALLAH U EKBER MUHEMMED REHBER
"Öyleyse kâfirlere itaat etme ve onlara (Kur'an'la) büyük bir cihad ver." (Furkan Sûresi, 25/52)



SELAM VE DUA İLE KALIN















RİYA DİN ÇIKAS XEŞI HUNJİ VERIN VERIN U GÜH BIDIN ELA EDİN .............
Gönderen : Mürselin Esma Ülke : tr
Tarih : 13.11.2013 Şehir : mardin cevizınar
Asura Gunuydu...
Zeynep tum cadirdaki kadin ve cocuklara uzerlerindeki degerli herseylerini cikarip ellerinde hazir tutmalarini soyledi. Sebebi azgin yezit ordulari, İmam Huseyin sehit olunca yagma yapmak icin yavrulara saldiracaklardi. Bir rivayete gore Şahsin birisi, kucuk bir kiz cocugunu yakilmis cadirlar arasinda kacarken gorur. Ona kacmamasini soyler. Kiz durur. Avuclarini acar. Avuclarinda bir kupe vardir. Derki: Alin bunu! Baska birseyim yok. Ne olur bana vurmayin.
Adam: ben sana vurmayacagim. Sana su getirdim der.
Kiz kurumus dudaklarla suyu alir ama icmez. Kollarinin arasina su kabini alir. Adam sorar: nicin icmiyorsun?
Kiz: abim Ali Ekbere goturecegim. O cok susamisti....
Adam: o sehit oldu der.
Kiz: oyleyse babam Huseyine gotururum deyince; adam: Oda sehit oldu der.
Kiz sorar: ey amca! Sen Necef yolunu biliyor musun? Bana tarif eder misin der.
Adam saskindir. - neden gitmek istiyorsun oraya? diye sorar.
Kiz: orada dedem İmam Ali var. Ona gidip bize yapilanlari sikayet edecegim...

Selam olsun sana ey mazlumlar efendisi...
Gönderen : GÜLEFŞAN Ülke : TÜRKİYE
Tarih : 26.10.2013 Şehir : MARDİN
:(
Baba : Evladım seni çok göresim geldi, nerelerdesin? Evlat : Baba çok işim var.. —– Baba : Evladım seni arıyorum, ama ulaşamıyorum. Evlat : Baba toplantılarım var. —– Baba : Evladım seni bugün yemeğe bekliyoruz. Evlat : Baba arkadaşlarla önceden yaptığımız bir program var. —– Baba : Evladım bir sesini duyayım dedim. Evlat : Babacığım şimdi kapatmak zorundayım, ben seni ararım. —– Baba : Evladım seni ne zaman göreceğiz? Evlat : Baba çok işim var, bir ara uğrarım. —– Baba : Evladım dün gece rüyalarıma girdin, iyi misin? Evlat : İyiyim baba iyiyim.. Şimdi araba kullanıyorum, seni sonra ararım.. —– Baba : Evladım ne zaman arasam işin var, yoğunsun, seni çok özledim, ne zaman görüşeceğiz? Evlat : OF BABA YAAA!!! Bir zaman sonra evlat babasına telefon eder… Telefonu açan babasının komşusudur Evlat : Babamla görüşeceğim, çok işim var, gelemeyeceğimi söyleyecektim.. Komşu : Babanız dün gece vefat etti, son sözleri de “Evladım şimdi iş toplantısındadır, onu rahatsız etmeyin, beni toprağa siz verin” oldu.. 4. Sure (Nisâ Suresi), 36. Ayet Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez...
Gönderen : GÜLEFŞAN Ülke : TÜRKİYE
Tarih : 25.10.2013 Şehir : MARDİN
mutlaka okuyun....
Okuduğunuza pişman olmayacağınız güzel bir hikaye!...

Yusuf ailesinin tek çocuğuydu! Annesi babası Onu en iyi şekilde yetiştirmeye gayret ediyorlardı... İmam-Hatip öğrencisiydi Yusuf...

Yusuf'un uzaktan uzağa sevdiği bir kız vardı... Sevgi. Sevgi sınıfın en ağırbaşlı kızıydı... Başı hep önündeydi... Teneffüs aralarında evden getirdiği kitaplarını okurdu hep... Yusuf derste gizli gizli bakardı Ona... O ise Yusuf'a hiç karşılık vermezdi.. Görmezdi bile Yusuf'un Ona ilgisini... Oysa ki sınıfın değil okulun en yakışıklı çocuğuydu Yusuf... Kızlar onunla arkadaş olmak için can atardı.. Ama O dinine düşkün biri olduğundan zinaya düşme korkusundan uzak dururdu onlardan... Ama ne yaptı ise Sevgi'den uzak duramıyordu... Evet göz zinasıydı bu yaptığı.. Ama elinde değildi, nefsine yenik düşüyordu...

Birgün cesaretini toplayıp kıza açılmayı düşündü... Herkesin bir sevgilisi vardı.. Kendisinin de olmalıydı... Diğerlerinden neyi eksikti ki...

Arapça dersindelerdi.. Ders bitiminde Sevgi'ye duygularını açıklayacaktı Yusuf... Bir ara kitabının arasındaki bir kağıt gözüne ilişti... Bir hadis yazılıydı:

"Aşkını gizleyip iffetini muhafaza ederek sabredenin günahlarını ALLAH affedip cennetine koyar.." [İbn Asakir]

Nerden gelmişti ki bu kağıt.. Sanki biri Yusuf'un içini okumuştu.. Kafası karıştı... Hem arapça hem türkçe yazıyordu hadis.. Derinlere dalmıştı hadisi okuyunca.. Vazgeçti Sevgi'yle konuşmaktan...

Ertesi gün.. Yine arapça dersinde Yusuf nefsiyle mücadele halinde.. Söylemeli içindekileri.. Yine bir kağıt ilişti gözüne.. Yine bir hadis:

"Ümmetimin üstün olanları aşk belasına düşünce iffetini koruyanlardır.." [ Deylemi ]

Artık anlamıştı.. Birisi yazıp koyuyordu.. Ama kim..? O sırada öğretmenle gözgöze geldi.. Öğretmen gülümsedi... Yusuf başını önüne eğdi.. Öğretmen koymuş olmalıydı.. Defalarca Yusuf'un Sevgi'ye baktığına şahit olmuştu çünkü.. Hem yazı da öğretmenin yazısıydı.. Utandı Yusuf ve vazgeçti Sevgi'ye açılmaktan...

Bir hafta sonra...

Sınıf bir dedikodu ile çalkalanıyor.. "Sevgi'nin birlikte okula geldiği çocuğu gördünüz mü? Ne yere bakan yürek yakanmış.. Sevgilisi varmış".. Yusuf beyninden vurulmuşa dönmüştü... Anladı ki Sevgi'den Ona yar olmayacaktı.. Hayalleri suya düşmüştü.. Sevgi'den vazgeçmeliydi...

Ertesi gün kitabının arasındaki yine bir not buldu Yusuf.. Bu defa ayet yazılıydı...

"Onu işittiğiniz zaman, erkek ve kadın mü'minlerin, kendi vicdanlarında iyi zanda bulunup da "Bu apaçık iftiradır" demeleri gerekmez miydi..?" [ Nur, 12 ]

Yusuf'un beyninde şimşekler çakmıştı.. Ne demekti bu.. Sevgi geldi hemen aklına.. Ve dün konuşulanlar..!

Okul çıkışı yine aynı erkek Sevgi'yi kapıda bekliyordu... Yusuf ise onları seyrediyordu.. Sevgi tam gence doğru ilerlerken,

"Abi biraz bekler misin, kitabımı unuttum sınıfta.."

Abi mi..? Demek ki sevgilisi zannettikleri çocuk Sevgi'nin abisiydi... Ayet yankılandı Yusuf'un kulaklarında... Suizan yapıp da işlediği günaha tövbe etti içinden...

Sonraki günlerde Yusuf arasıra kitabının arasında hadis ve ayetler bulmuştu.. Öğretmenine minnettardı... Yanlışa düşmesini engelliyordu her defasında...

Bir ay sonra...

Sınıfta bir hüzün vardı, Babası Yusuf'u şehir dışında bir medreseye
yazdırmış, okuldan almıştı..Yusuf'un okulda geçirdiği son gündü.. Okuldan ayrıldığına değil Sevgi'yi bir daha göremeyecek olmasına üzülüyordu...
Henüz ilim öğrenmenin aşk'tan üstün olduğunu kavrayamamıştı.. Çünkü aşk iliklerine kadar işlemişti... Hatta babasına içten içe kızıyordu... Medreseye gitmek de istemiyordu... Herkesle vedalaşmış, Ayrılık zamanı gelmişti.. Kitaplarını çantasına koyarken yine bir not bulmuştu.. Ve bir ayetti bu:

"Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır.. ALLAH bilir siz bilemezsiniz.." [ Bakara / 216 ]

Bu ayet kendine getirmişti Yusuf'u... Evet bunda da bir hayır vardı... Başını eğdi ve kimseye göstermediği gözyaşları içinde çıktı sınıftan...

Şehirdışındaki yatılı medrese hayatı başlamıştı Yusuf'un... Hocaları ona ilk günden edebinden ve saygısından dolayı hayran kalmıştı..

Herkes Ona geleceğin büyük bir hocası gözüyle bakıyordu... Yusuf'un içi buruktu.. Sevgi'den ayrılmak zor geliyordu Ona... Ama dayanmalıydı.. RABB'inin bir bildiği vardı elbet...

5 yıl sonra...

Hocası Yusuf'u yanına çağırmıştı..

-Yusuf! Sen şimdiye kadar gördüğüm en iyi talebemsin... Birkaç aya kadar aramızdan ayrılıp ilim hayatına atılacaksın.. Evlilik çağın geldi de geçiyor.. Bir abimizin kızı var.. Kur'an kursu hocalığı yapıyor.. Onu sana uygun gördük, ne dersin..?

Yusuf Sevgi'den başka kimseyi düşünmemişti evlilik için.. Ama o çoktan evlenmişti belki de.. Hem hocalarına karşı boynu kıldan inceydi:

-Siz nasıl uygun görürseniz efendim.. Anneme babama söyleyelim..

Anne babanın da rızası alınarak gidildi kız istemeye... Yusuf'un içi kan ağlıyordu.. Evleneceği kişiyi sevemezse Onun hakkına gireceğini düşünüyor ve kahroluyordu... Konuşma ve tanışma faslının ardından sıra kahve ikramına gelmişti... Odaya doğru güzeller güzeli bir kız geldi... Yusuf Sevgi'yi öylesine hayal etmişti ki, gelen kızı Sevgi gibi görüyordu...

Hayır, hayır..! Hayal değildi bu.. Sevgi'ydi...

-Bu nasıl bir tevafuk ALLAH'ım! dedi..

Demek Sevgi okulu bitirmiş, hoca olmuştu... Yerinde duramaz oldu Yusuf... Kendisine uzatılan kahveyi alırken elleri tir tir titriyordu.. Fincan tabağını kaldırınca küçük bir kağıt gördü altında.. Sevgi'nin gözüne baktı.. Sevgi ise hiç bakmadan "Al" dercesine başını salladı...
Kağıdı elinde sımsıkı tutuyordu.. Kahvesini bitirince lavaboya gitmek için izin istedi... Odadan çıkar çıkmaz.. Kağıdı açtı.. Okulda kitabının arasına koyulan yazının aynısı ile yazılmış bir hadis vardı:

"Birbirini sevenler için nikah kadar güzel şey görülmemiştir.." [ İbn Mace ]

Yusuf şaşkınlık üstüne şaşkınlık yaşıyordu... Meğer o notları yazan Sevgi'ydi.. Yusuf fark etmesin diye hep arapça dersinde ve öğretmenin yazısını taklid ederek yazıyordu... Yusuf hadis'i tekrar okudu "birbirini sevenler" diyordu.. Demek ki Sevgi de Onu seviyordu... Ve yıllar sonra kavuşma zamanları gelmişti...

Söz ve nişan'ın ardından düğün günü gelip çatmıştı.. Çok sade bir düğün programı hazırlamışlardı.. Yusuf heyecanından yerinde duramıyor, oradan oraya volta atıyordu..
Bir ara elini cebine attı Yusuf.. Ve yine bir hadis buldu:

"Evleniniz, çoğalınız.." [ Beyhaki ]

Sevgi'nin bu sürprizleri Yusuf'u Ona daha çok bağlıyordu.. Ve tekrar tekrar aşık oluyordu Yusuf...

Artık evlenmişlerdi..

Yusuf evin içinde kendisi için hazırlanmış ayet ve hadisleri bulmaya devam ediyordu.. Evlilikle, kadının kocası-erkeğin karısı üzerinde hakları ile, anne baba hakları ile ilgili ayet hadis yazıp bırakıyordu kenara köşeye..
Ve hep içinde bulundukları durum ile alakalı oluyordu bunlar...

3 ay sonra..

Yusuf talebelerinin yanından gelmişti... Ceketini çıkardı, askıya asacakken bir hadis ilişti yine gözüne:

"Evlat kokusu, cennet kokusudur.." [ Taberani ]

Bu demek oluyordu ki baba olacaktı.. ALLAAAAH diye bağırdı birden...
Sevgi başkaları gibi "Ben hamileyim" demektense, her zaman ki gibi hadisle bildirmişti bunu eşine... Hemen Sevgi'nin yanına koştu ve alnından öptü... Artık çocuğunun annesi olacaktı sevdiği kadın...

1 ay sonra...

Yusuf uyandığında başucunda bir not buldu yine... Bir hadis vardı:

"Lezzetleri yok eden, ağız tadını bozan, ümitleri kıran ölümü çok anın.." [ İbni Hibban ]

Neden yazmıştı ki bunu Sevgi..?

Yusuf'un dünya zevkine daldığını mı düşünüyordu acaba.. Mutfakta kahvaltı hazırlayan eşinin yanına gitti...
Nedenini sordu..

Başını eğdi Sevgi, üzgündü:

-Bu gece rüyamda senin öldüğünü gördüm, ben de bu hadisi yazmak istedim..

-Merak etme, seni geç buldum hemen öyle bırakıp gitmem, dedi Yusuf..

Eşini teselli için kurmuştu o cümleyi.. İçi ürpermişti aslında.. Şaka yapıp ortamı yumuşatmak istedi...

Bir hafta sonra...

Sevgi kurstaydı.. Yusuf ise kitap okuyordu evde... Birden kalbine bir sancı girdi... Nefesi daraldı... Kalp krizi geçiriyordu Yusuf...
Okuduğu kitabın arasındaki kağıdı eline almaya çalıştı.. Ve birkaç saniye içinde canını teslim etmişti meleğe...

Sevgi eve geldiğinde Yusuf'un cansız bedenini görünce düşüp bayıldı..
Kendine geldiğinde yaşlı gözlerle yanına gitti... Dokunamıyordu hayat arkadaşına.. Öldüğüne inanmak istemiyordu... O sırada elindeki kağıdı gördü Yusuf'un..
Bir hadis vardı ve altında da bir not:

"Çocuğa güzel bir ad koymak, evladın baba üzerindeki hakkıdır.." [ Beyhaki ]

Oğlum olursa Yusuf, kızım olursa Fatıma...

Anlaşılan o ki, Yusuf ölümle ilgili hadis'i okuduktan sonra ölümün kendisine yakın olduğunu düşünerek bu hadis'i yazmış, kitabının arasına hazır etmişti...

Artık Yusuf yoktu..

Sevgi anne babasının tüm ısrarlarına rağmen kayınvalidesi ve kayınbabasının yanında ayrılmadı.. Yusuf onların tek çocuğuydu...
Kendisi de onları terketse kimsesiz kalacaklar, acıları daha da artacaktı.. Hem onların torunlarını taşıyordu karnında...

6 ay sonra...

Yusuf'un oğlu dünyaya geldi... Tıpkı Yusuf gibi pek güzeldi... Dedesi onu kucağına aldı...
Ezanını okudu kulağına...

Yaşlı gözlerle ve titrek bir sesle fısıldadı kulağına :

Hoşgeldin oğlum...
Hoşgeldin torunum...
Hoşgeldin ikinci YUSUF'UM...
Gönderen : GÜLEFŞAN Ülke : TÜRKİYE
Tarih : 18.10.2013 Şehir : MARDİN ZINNAR
Efendimiz(sas),Cebrail’a (as) soruyor..

Ya Cebrail! Gelirimi.kazancımı nasıl arttırabilirim.ne yapmalıyım?

Her zaman abdestli ol.

Ya Cebrail! Öldükten sonra kabrimin dar gelmemesi için ne yapmalıyım?

Devamlı Tebareke suresini oku.

Ya Cebrail! Zengin olmanın yolu nedir?

Müzemmil suresini her akşam oku.

Ya Cebrail! Namazlarda Allah’ın huzurunda gibi olmak için ne yapmalıyım?

Abdest almaya titizlik göster ve devamlı abdest al.

Ya Cebrail! Ben insanların en akıllısı olmak istiyorum ne yapmalıyım?

Allah’tan kork.

Ya Cebrail! Allah’ın yanında en sadık kul olmak istiyorum ne yapmalıyım?

Gece gündüz Kur’an oku.

Ya Cebrail! Her zaman hakkın yolunda olmak istiyorum ne yapmalıyım?

Allah rızası için iyilik yap.

Ya Cebrail! Halkın gözünde küçülmemek için ne yapmalıyım?

Nefsine hakim ol.

Ya Cebrail! Ömrümün uzun olması için ne yapmalıyım?

Allah’a hamd et.

Ya Cebrail! Cehennemin ateşinden nasıl korunabilirim.ne yapmalıyım?

Diline.gözüne .eline.beline hakim ol.

Ya Cebrail! Günahlardan nasıl arınabilirim?

Allah yolunda tevbe et ve ağla

Ya Cebrail! Ağır bir insan olmak için ne yapmalıyım?

Hiç kimseden hiçbir şey isteme.

Ya Cebrail! İffet perdemin yırtılmaması için ne yapmalıyım?

Kimsenin ayıbını ortaya koyma.

Ya Cebrail! Kıyamet korkusunu nasıl atmalıyım?

Yemekten ve uykudan önce Allah’ı zikret.
Gönderen : faruk korkmaz Ülke : iran
Tarih : 10.10.2013 Şehir : qaraza
allah sabır edenlerledir
Gönderen : faruk korkmaz Ülke : iran
Tarih : 10.10.2013 Şehir : qaraza
selamun aleyküm can dostlar hayat çok kısa ümmete dua edelim bir olalım bütün olalım kardaş olalım canlar 3 günlük dünya allah bizi affetsin ne mutlu o insanlara ki, iyilikte ve cihatta öncelik edenlere allahü ekber
Gönderen : cengiz Ülke : türkiye
Tarih : 03.10.2013 Şehir : istanbul/mardin/yeşilalanköyü
ALLAHUTAALA ÜMMETİN YARVE YARDIMCISI OLSUN RADYOYU YENİ TANIDIM ALLAH İÇİN DOĞRULARI KONUŞALIM ADALETLİ OLALIM ALLAHIN RAMETİ BEREKETİ ÜMMETİN ÜZERİNE OLSUN DUALARINIZI BEKLİYORUM SELAMIN ALYKÜM VE RAHMETULLAH.
Gönderen : Mürselin Esma Ülke : tr
Tarih : 13.09.2013 Şehir : cevizpınar
Niye namaz kılmıyorsun ki?
Güvendiğin bir şey mi var?
bak, kocaman olmuşsun.
kılmadığında neler kaybettiğini kılmazsan hiç anlayamazsın değil mi?
kılan bir sürü insan var, onlardan neyin eksik.
eminim sana çok da yakışır.
düşünsene bir; avuç içlerine doldurduğun suyun yüzüne abdest niyetiyle dokunduğunu.
yazın serinlik, kışın ürperti verdiğini.
huzur denilen o yitik şeyin kalbine dolduğunu
bence denemeye değer.
üstelik kılmadığın için rahat da değilsin.
kılınca içinin en ücra yerlerine bir sevin
Gönderen : ALAADDİN ALA Ülke : TÜRKİYE
Tarih : 03.08.2013 Şehir : MARDİN ÇAYIRPINAR KÖYÜ
selamün aleyküm ben sizleri çook özledim sevgili seydalarım .... maşalah radyomuz çoook güzel kalbimizdeki cemre gönlümüz ferhlığı cemre seni çoook seviyoruz .... tüm dini radyoların mübarek kadir gecesi mübarek olsun ..... dini mdeyaya selam olsun eselamüm aleyküm be rehmetulahi ve berekaatuhu