CEMRE FM 98.0 | GÖNÜLLERE DÜŞEN CEMREYİZ
CEMRE FM CANLI YAYIN
Şuan CEMRE FM'de

İLAHİ / EZGİ / ŞİİR

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
16:00   RİSALE-İ NUR PENCERESİ
11:00   EL HİDEYÊ WER RAHMÊ (YEREL ARAPÇA)
13:10   İNSAN-I KAMİL
10:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
09:00   BASIN STÜDYOSU (HAYIRLI SABAHLAR)
08:00   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR (SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ)
12:00   DENGE RİSALE
14:05   HAYATTAN NOTLAR - CANLI
07:00   KISASÜRE-DUA-MESAJ
19:00   ANA HABER BÜLTENİ
20:00   GÜLÎSTANA STERKA / BAYAN SOHBETİ
21:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
22:00   NEBİLERİN İZİNDEYİZ
23:00   DENGE RİSALE - DUBARE (TEKRAR)
24:00   MEALLİ HATİM
13:00   13 ARA HABER
16:30   ŞİİR VAKTİ
21:30   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

"Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun." (Enbiyâ - 7)

Hadis-i Şerif

"Ramazan girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, bütün şeytanlar zincire vurulurlar."

[Ebu Hureyre] []

ANKET
 RADYOMUZUN YENİ YAYIN DÖNEMİNİ NASIL BULDUNUZ? 
 MÜKEMMEL
 ÇOK İYİ
 İYİ
 NORMAL
 DAHA İYİ OLABİLİRDİ
 KÖTÜ
Diğer Anketler
Mardin Hava Durumu
MARDIN
KUTLU DOĞUM MEVSİMİNİN GÖLGESİNDE
2012 yılının kutlu doğum mevsimindeyiz. Kutlu doğumun tüm güzelliklerini birlikte yaşıyoruz. Dillerden binlerce salavat dökülüyor. Kalpler Efendimiz (s.a.v.)’in hasretiyle yeniden coşuyor. Gözler Efendimiz (s.a.v)’i arıyor. Onun davasına gönül vermiş her mü’min onun, bugün hemen yanı başında olmasını istiyor. İslami sivil toplum kuruluşları Efendimizin kutlu doğumunu daha güzel anabilmek için yarışıyor. Fakat şunu asla unutmamak lazım ki Kutlu Doğum Etkinlikleri asla bir merasim havasında yapılmamalıdır. Resmi törenler ve merasimler sadece yapılmak için yapılır. "Millet görsün, yapmadık demesinler" diye yapılır. Oraya gelen insanların çoğunluğu zaten bu merasimlere gönülsüz olarak katılırlar. Efendimiz (s.a.v.)’in sevdalıları elbette ki faklıdır. Fakat her şeye rağmen etkinlikleri sıradan hale getirmeye çalışmamak gerekir. Çünkü bu etkinliklerin asıl amacı Muhammedî Sevdayı yeniden canlandırmaktır. Asr-ı Saadetin havasını bir nebze de olsa teneffüs etmeye çalışmaktır. Dün , bugün, yarın ve kıyamete kadar gelecek tüm nesillerin kurtuluşu Efendimiz (s.a.v.)’in mesajındadır. O bu dünyadan göçmeden Veda Hutbesi’nde bunu bize hatırlatmıştı. Kendisine inen yüce vahiy de Efendimize uymayı emrediyordu. Hatta Efendimize uymak Allah’a itaat etmek ile eş değerdi. Bugün insanlığın içinde bulunduğu buhranlar için her gün yeni reçeteler öne sürülüyor. Demokrasiden dem vuruluyor. İnsan haklarından söz ediliyor. Özgürlükler her gün gündem konusu. Fakat Efendimizin kutlu mesajından soyutlanmış insan hakları ve özgürlükler neye yarar ya da insanlığa ne getirdi? İnsanlık çıkış yolu arıyor. İnsanlar huzuru arıyor. İnanın hala hemen yanı başımızdaki komşumuz da dâhil birçok insan Efendimizin kutlu mesajından habersiz duruyor. Birçok Müslümanın ezberinde tam bir hadis metni yok. Böyle bir durumda herkes "ben peygamberimi tanıyorum" diyebilir mi? Ya da "Efendimiz yeteri kadar anlaşılmış" diyebilir miyiz? Efendimiz (s.a.v.) 1400 yıl önce dünyanın dört bir yanına mesajını elçileri aracılığıyla göndermişti. O kendi davetini herkesin işitmesi ve birebir duyması gerektiğine inanmıştı. Onun için birebir davetini dünyaya duyuruyordu. Bu yüzden kulaktan duyma ya da birebir davetçi olmadan bir kişinin haberdar olmasıyla davet yapılmış sayılmaz. Davetin davetçiler tarafından birebir tebliğ edilmesi gerekir. Örnek olarak devlet resmi işlemlerini bir vatandaşa tebliğ ettiği zaman onun imzasını alır. Hatta imzasının altına "ben tebellüğ ettim." demesini ister. Efendimiz (s.a.v.)’in mesajını da bunun gibi dünyanın dört bir yanındaki insanlara bire bir götürmek lazım. Bu şekilde ancak mü’minler sorumluluktan kurtulmuş olurlar. İletişim çağında yaşıyoruz. Herkesin haberi var demek hiçbir şeyi çözmez. Çünkü insanlar yüz yüze yapılan görüşmelerden etkilenirler. İslam'ı tebliğ de eğer davetçi şart olmasaydı Peygamberin gelmesine gerek olmazdı. Kitabın olması yeterli olurdu. Bundan dolayı yüz yüze gelinerek yapılan görüşmeler tebliğ için vazgeçilmezdir. Bu anlamda yüz yüze görüşme olmadan yapılan davetler bir nevi duyuru mahiyetindedir. Bu duyuruya her insan da kendini muhatap kabul etmez. Hele islami yaşantı gibi nefsi disipline eden bir durum varsa mutlaka muhatapla yüz yüze gelip onu ikna etmek gerekir. Dünyanın dört bir yanındaki insanlar Müslümanların mesajını bekliyor. Elbet bir gün Allah’ın izniyle bu kutlu mesaj her insana birebir anlatılacaktır. Fakat bunun için Efendimiz (s.a.v.)’in mesajını götürmeye layık elçilere ihtiyaç vardır. Efendimiz (s.a.v.)’in mesajını tüm insanlığa götürmeye layık elçiler olmak dileğiyle… Yahya Turan (Mardindosthaber)
10795 kere okundu.
Diğer Makaleler