CEMRE FM 98.0 | GÖNÜLLERE DÜŞEN CEMREYİZ
CEMRE FM CANLI YAYIN
Şuan CEMRE FM'de

EL HİDEYÊ WER RAHMÊ (YEREL ARAPÇA)

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
16:00   RİSALE-İ NUR PENCERESİ
11:00   EL HİDEYÊ WER RAHMÊ (YEREL ARAPÇA)
13:10   İNSAN-I KAMİL
10:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
09:00   BASIN STÜDYOSU (HAYIRLI SABAHLAR)
08:00   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR (SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ)
12:00   DENGE RİSALE
14:05   HAYATTAN NOTLAR - CANLI
07:00   KISASÜRE-DUA-MESAJ
19:00   ANA HABER BÜLTENİ
20:00   GÜLÎSTANA STERKA / BAYAN SOHBETİ
21:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
22:00   NEBİLERİN İZİNDEYİZ
23:00   DENGE RİSALE - DUBARE (TEKRAR)
24:00   MEALLİ HATİM
13:00   13 ARA HABER
16:30   ŞİİR VAKTİ
21:30   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

"Birbirinizin kusurunu araştırmayın." (Hucurât - 12)

Hadis-i Şerif

"Deveni bağla ve sonra Allah'a tevekkül et."

[İbni Asakir] []

ANKET
 RADYOMUZUN YENİ YAYIN DÖNEMİNİ NASIL BULDUNUZ? 
 MÜKEMMEL
 ÇOK İYİ
 İYİ
 NORMAL
 DAHA İYİ OLABİLİRDİ
 KÖTÜ
Diğer Anketler
Mardin Hava Durumu
MARDIN
ÖMRÜNDEN GEÇEN BİR YIL, İNSANDA HİCRET Mİ YOKSA MİLAT DUYGUSUNU MU UYANDIRMALIDIR ?
Müslümanlar hicrî; batılılar miladî yılı esas alır. İki hesap arasındaki farkı ortaya çıkarmak için şu soruya cevap aramak gerekir; İnsanın hayatından geçen her yıl, bir milat mı yoksa hicret midir? Ömründen geçen yılın sonunda insan, hangi duyguya kapılmalıdır; “ömrümden bir yıl daha geçti, yeniden doğdum” duygusuna mı kapılmalıdır? Yoksa “ömrümden bir yıl geçti. Hicret ediyorum, göçüp gitmekteyim” inancına mı sahip olmalıdır. Milat, doğuştur. Hakikaten ve somut olarak gerçekleşen bir doğuma “milat” denildiği gibi hakikati olmayan, uydurulmuş söz, düşünce gibi soyut şeylerin ortaya çıkması için de “milat” tabiri kullanılmaktadır. Gerçekten batılıların esas aldığı Miladî yıl, somut olarak vuku bulmuş bir doğuma ilaveten uydurulmuş bir düşüncenin doğumuna da sahne olmuştur. Milat, Hz. İsa’nın(a.s) doğumudur. Ama aynı zamanda milat, bu olay üzerinden-haşa-İsa’nın(a.s) Allah’ın oğlu olduğu iftirasının ve cehaletinin ortaya çıkmasının tarihidir. Hicret; bir amaca, bir sebebe binaen insanın bulunduğu yeri bırakıp gitmesidir. Hicret etmek suretiyle terk edilen yer mahcurdur yani onda hayat kalmamıştır. Günün ortasına da hicretle aynı kökten olan “Hacira” denilmiştir. Çünkü gün ortasından sonra güneş batışa doğru inişe geçerek bir nevi hicret etmeye başlar. Nebatın asıl vatanından başka bir yerde verimli bir şekilde yeşermesine de “hicret” denilmiştir. Milat esas alınacak olursa insan için dünya hayatı her yıl yeniden ve baştan başlamış olur. Bu da insanın hayatının tekrardan ibaret olması sonucunu doğurur. Ayrıca her yıl yeni bir başlangıç olacağı için insanın hayatında bir müktesebat ve birikim oluşmaz. Her yılın yeni bir milat olması, dünya hayatının yanlış tanınması ve algılanması sonucunu doğurur. Miladî yıl algısında güzellikler yine ve yeniden hep dünyada beklenir. Bu da gaflete ve cehalete sebep olur. Yeni yılın bir milat olduğu algısı insanların çocuklaşmasına sebep oluyor. Yeni yıla bir milat nazarıyla bakanlar yeni yıla çocuklaşmış olarak başlıyor. Bunlar, tövbe edip günahlarından arındıkları için çocuklaşıyor değiller. Vehme dayalı düşünceleri, uyduruk duyguları, gaflet ve cehaletleri sebebiyle “çocuklaşmış” oluyor. Hicrî yılın algısı ise farklıdır. Hicrî yıl, insanda terk etme, önemsememe, arkada bırakıp gitme inancını oluşturur. Hicrî yıl algısında yeni yıl mutlak surette önceki yıldan daha hayırlıdır. Çünkü her yıl bir hicrettir. Terk ediştir. Hicret nazarıyla yeni yıl; sahte güzelliklere kanmadan dünyayı mahcur görüp asıl vatana doğru yol alma duygusunun yenilenmesidir. Eğer insan, dünya hayatında kendini hicranda görürse onun için her yıl bir hicrettir. Her yıl öncekine nispetle güzelliklere daha yakındır. Bu nedenle Allah(c.c): “her kim Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, genişlik bulur.” (Nisa:100) buyurur. Mekan üzerinde hicretin böyle bir sonucu olduğuna göre, Muhakkak zamanın içinde hicret ruhuyla seyir halinde olmanın da böyle bir sonucu vardır. İnsan, dünya hayatında bir kere doğar ve bunun burada bir daha tekrarlanması muhaldir. İnsanın dünyaya yeniden doğacağını düşünmesi, ikindi vaktini sabah zannetmesine benzer. Oysa ikindiden sonra akşam gelir. Müslüman, dünya hayatında kendini hacira(gün ortası) vaktinde ve hicran halinde görür. Böyle olunca yeni yıl onu dünyaya yaklaştırmaz aksine dünyadan uzaklaştırır. Müslüman, hicretle başka yerde yeşereceğini hesap ederek hayatında geçen bir yılı miladî değil, hicrî olarak görmelidir. Miladî yıl yerine hicrî yılı kullanmak basit bir hesap olayı değil, zihin ve duyguyla alakalı bir durumdur. Yani bu hesapların altında zihniyete dair farklı hesaplar vardır. Müslümanların hesabı farklı olduğuna göre hiçbir şeyde batılıların hesabı dahilinde hareket etmemelidirler. Nitekim Ümmetin öncüleri, zihinlerde ve duygularda hicret algısını oluşturmak, mekanda vuku bulan hicret ruhunu tarihin akışı, zamanın deveranı içinde canlı tutmak amacıyla hicri takvimi esas almışlardır. Bu nedenle bu mesele üzerinde duran Abdulkadir Turan Hocamızın hassasiyetini anlamamak ve takdir etmemek mümkün değildir. Her yeni yılı bir milat kabul ederek çocuklaşanlara karşı kendimizi açıkçası çok üstün görüyoruz. Çünkü onlar her yıl yeniden doğarak çocuklaşıyorlar. Onlara karşı Allahın izniyle müthiş bir özgüven içindeyiz. Mekanda ve zamanda hicret ederek hesabını doğru yapan; böylece küfrün hesabını boşa çıkaran Müslümanlara selam olsun. A.Hakim SONKAYA / DOĞRUHABER GAZETESİ
6214 kere okundu.
Diğer Makaleler