CEMRE FM 98.0 | GÖNÜLLERE DÜŞEN CEMREYİZ
CEMRE FM CANLI YAYIN
Şuan CEMRE FM'de

ESMAÜL HÜSNA

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
04:00   CEVŞEN
08:00   HAYIRLI SABAHLAR (HABERLER)
10:00   CANLI İSTEK SAATİ (KÜRTÇE-TÜRKÇE)
12:00   İNSANI KAMİL
13:00   GÜNÜN İÇİNDEN HABERLER
14:00   SİYERA NEBİ (KÜRDİ)
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
16:00   HABER 16
16:30   ROMAN KUŞAĞI
17:00   İSTEK SAATİ (CANLI)
19:00   ANA HABER (CANLI)
20:00   BİLGİ PINARI YARIŞMA (CANLI -TÜRKÇE )
23:00   AYDINLIĞA DOĞRU (SİYER)
00:30   KUR'ANI KERİM VE YÜCE MEALİ
05:00   ESMAÜL HÜSNA
03:00   DUA VAKTİ
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

"Sabır ve namazla Allah'dan yardım isteyiniz." (Hacc - 77)

Hadis-i Şerif

"Bir kötülük gizli kaldığı zaman, yalnız yapana zarar verir. Ancak açıkça yapılıp da önemsemezse zararı ne olur."

[Taberanî] []

ANKET
 RADYOMUZUN YENİ YAYIN DÖNEMİNİ NASIL BULDUNUZ? 
 MÜKEMMEL
 ÇOK İYİ
 İYİ
 NORMAL
 DAHA İYİ OLABİLİRDİ
 KÖTÜ
Diğer Anketler
Mardin Hava Durumu
MARDIN
“Umuru Hayriyenin Muzur Manileri Çok Olur”
“Umuru Hayriyenin Muzur Manileri Çok Olur” “O ki, hanginiz amelce daha güzeldir diye sizi imtihan etmek için ölümü ve hayatı yarattı. O Aziz’dir, Gafur’dur” (Mülk:2) “Asr”a yemin olsun. Şüphesiz ki insan gerçekten hüsrandadır. Ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirilerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır” (Asr suresi) Toplumdaki cehalet, fakirlik ve tefrika ile mücadele etmek gibi hayırlı bir işe başlarken, önümüze birçok zarar verici manilerin çıkacağı bilinci ile “Hasbunallah ve ni’mel vekil’ diyerek yola çıktık. Zira şeytan ve dostları insanların cehaletinden yararlanarak onları İslam’dan uzaklaştırıyor, fakirliklerinden faydalanarak onları ahlaki olarak yozlaştırıp kendilerine bağımlı hale getirebiliyor. Tefrika ile güçlenmelerine engel olup kontrolleri altında tutuyorlar. Hayırlı işlerde mesafe katedildiği oranda muzır maniler de artıyor. Bu manilerin hakikatinde ise Allah (cc)’ın mü’min kullarını imtihan hadisesi vardır. “Sizi mutlaka biraz korku ve açlık biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden bir noksanlık ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele. (Bakara:155) Madem ki bu yaşananların hepsi birer imtihandır ve bu vesile ile kimisinin azabı ağırlaşırken, kimisinin mükafatı İndillah’ta artacak, o zaman asıl yönelmemiz gereken merci Allahu Teala dır. Dosdoğru bir şekilde O’nun buyruklarına sarılmak ve O’nun Peygamberini (sav) rehber edinmek tek necat yoludur. “Muhakkak ki Rabbin, onların her birine amellerinin karşılığını kesinlikle tam olarak verecektir. Çünkü O ne yaparlarsa hakkıyla haberdardır. O halde emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” (Hud:111–112) Yaşadığımız imtihan karşısında her kardeşimizin Rabbimizin şu buyruklarına kulak vermesini, anlamasını ve program haline getirmesini önemsiyoruz. Zaten her Müslüman’ın hayatında var olması gerektiğine inandığımız bu program, bu vesile ile daha bir hassasiyetle, daha bir genişleterek ve daha büyük bir azimle uygulamamız kaçınılmazdır. “Asr’a yemin olsun. Şüphesiz ki insan, gerçekten hüsrandadır! Ancak iman edip, salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesnadır.” (Asr suresi) İmam-ı Şafii’nin “İnsanlara tek başına yeterli gelirdi…” dediği bu Sure-i Celile Müslüman’ın hayatında önemli bir yere sahiptir. İnsanın hüsranda olduğunun tespit edilmesi karşısında her mü’min’in titremesi ve sunulan kurtuluş reçetesine sarılması gerekir. Kardeşlerimizden de taleplerimiz bu çerçevede olacaktır. 1- “İman edenler…” İman, bilmeyi gerektirir. Allah’a iman etmek onu tanımayı, bilmeyi gerektirdiği gibi, Peygamberlere iman etmek de onları bilmeyi, tanımayı gerektiriyor ve hakeza … Bundan dolayıdır ki, Kur’an-ı Kerim müteadid defa okumayı, tefekkür etmeyi, akletmeyi, ibret almayı emreder. Hadislerde ise ilme, ilim ehline çokça ehemmiyet verilmiştir. Bu görev belli bir zümreye ait değildir. Her Müslümanın dinini bilmesi farzdır. Bu açıdan -Her birimiz, düzenli bir program çerçevesinde az da olsa okuma gayreti içinde olmalıyız. Özellikle Kur’an-ı Kerimi anlamaya çalışmalı ve bu çerçevede yazılmış salih ve ehil İslam âlimlerinin tefsir kitaplarını mütalaa etmeliyiz. Peygamberleri ve özellikle de Peygamberimiz (sav)’i tanıtan ve anlatan kitapları bolca okumalı ve araştırmalı. Marifetullah’ın muhabbetullahı netice verdiğini bilerek programlı bir okuma seferberliği içinde olmalı. -İlmi sohbet ve programlara katılmak birçok hadis-i şerifte övülmüş ve önemsenmiştir. İmkanlar el verdikçe ilmi sohbet ve programlara katılmaya daha bir azmedilmeli, istifade etmeye çalışmalı. -Görünüşü Allah’ı hatırlatan, konuşmaları ilmi arttıran insanlarla olmaya ayrıca önem vermeli. -Yine görünüşü Allah’ı hatırlatan, okuduğumuzda ilmimizi arttıran gazete, dergi vb. yayın organlarını takip etmeliyiz. Ailemizin ve çocuklarımızın ahlaki yapısını bozan basın yayın organlarından onları uzak tutmalıyız. 2- “…Salih ameller işleyenler….” Salih amel imanın doğal bir sonucudur. Hüsranda olanlardan olmamak için imanla beraber olması gereken eylemlerdir. Zira salih amellerden mücerred iman tek başına kişiyi hüsrandan kurtarmaz. Bunun için -Rabbimizin menhiyatlarını ve evamirlerini, Resulullah (sav)’ın sünnetini iyi öğrenmemiz gerekiyor. Her kardeşimiz gerekli olan ilmihal ilmine sahip olmalı ve öğrendiği ilmihali yaşantısına uygulamaya çalışmalıdır. -Ameli programımızın başında sünnet-i seniyyeye ittiba gelir. Her kardeşimiz nasibince sünnetlerden azami derecede faydalanmaya çalışmalıdır. -En önemlisi namazlara gerekli ihtimam gösterilmeli, tadili erkana önem verilmelidir. Özellikle günün koşuşturmaları içinde geçiştirilen orta namazlar (öğle ve ilkindi)’a ehemmiyet verilmelidir. “Namazlara devam ediniz ve bilhassa orta namaza! Gönülden bağlı kimseler olarak Allah’ın huzuruna durun!” (Bakara:238) -Cami ve cemaat mümkün mertebe ihmal edilmemelidir. Sünnet namazlara ve tesbihatlara gerekli ihtimam gösterilmelidir. -Her kardeşimizin düzenli bir Kur’an-ı Kerim iştigali olmalıdır. Düzenli bir okuma, öğrenme öğretme ve dinleme faaliyeti içinde olmalıdır. -Her kardeşimizin düzenli bir zikir ve vird programı olmalıdır. Hasseten Kelime-i Tevhid, istiğfar ve salavat gibi sünnet olan me’sur zikirler programı olmalıdır. -Sünnet araçlarından gücü nispetinde faydalanmalıyız. Nefsimizi terbiye ederek, irademizi güçlendirip Rabbimize daha çok yaklaşmaya çalışmalıyız. 3- “….Hakkı tavsiye edenler…” İman ve amelden sonra hakkı tavsiye etmek Müslüman’ın görevidir. En makbul ibadetlerdendir. Asıl şeytan ve dostlarını ürküten ve Müslümanların kırılma noktası burasıdır. İmtihanın kızıştığı kavşaklardan birisidir. -Her bir kardeşimizin hakkı tavsiye ettiği, ilgilenip İslam’ı tanıttığı biri olmalıdır. Birinin haramdan alıkonulması veya evamirleri yerine getirmeye başlaması yani sizin elinizle hidayet bulması hadisin tabiriyle dünya ve dünya içindeki her şeyden daha hayırlıdır. -Şeytan ve dostlarının zulümlerine karşı vereceğimiz en iyi cevap çocuk bile olsa bir kişinin hak ile tanışmasıdır. Bir kişi dememek, az görmemek lazım. Hakkın sesi olmaya çalışan dergimizin ve gazetemizin üzerine gelmelerine verebileceğimiz en güzel yanıt bu dergi ve gazetemiz ile kitaplarımızın daha çok kişiye ulaştırılmasıdır. Çok değil dergi ve gazetemizi bir kişiye daha ulaştırabilirsek bu baskılara anlamlı bir cevap vermiş oluruz. 4- “… Sabrı tavsiye edenler” Allah’a iman edip salih ameller işleyenler ile birbirlerine hakkı tavsiye edenlerin karşılarına çıkan engellere sabır tavsiyesinde bulunmak kurtulanların zümresine bizleri de katacaktır. Muzır maniler karşısında bize sabrın tavsiye edilmesi ve bizim sabrı tavsiye edeceğimiz bir toplulukta olmamız da Rabbimizden bir rahmet vesilesidir. Cehalet, tefrika ve fakirlik mücadelemizde karşımıza çıkan muzır manilerin def’inde her şeyin sahibi ve hakimi Allah (cc)’a tevekkül edip “Hasbunallah ve nimel vekil” diyerek gayretlerimizi arttırmak bizi daha çok Rabbimize yaklaştıracaktır inşallah. “Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile (Allah’tan) yardım dileyin. Muhakkak Allah sabredenlerle beraberdir. (Bakara:153) Başyazı / İnzar Dergisi Mart 2011
24027 kere okundu.
Diğer Makaleler