CEMRE FM 98.0 | GÖNÜLLERE DÜŞEN CEMREYİZ
CEMRE FM CANLI YAYIN
Şuan CEMRE FM'de

ESMAÜL HÜSNA

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
04:00   CEVŞEN
08:00   HAYIRLI SABAHLAR (HABERLER)
10:00   CANLI İSTEK SAATİ (KÜRTÇE-TÜRKÇE)
12:00   İNSANI KAMİL
13:00   GÜNÜN İÇİNDEN HABERLER
14:00   SİYERA NEBİ (KÜRDİ)
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
16:00   HABER 16
16:30   ROMAN KUŞAĞI
17:00   İSTEK SAATİ (CANLI)
19:00   ANA HABER (CANLI)
20:00   BİLGİ PINARI YARIŞMA (CANLI -TÜRKÇE )
23:00   AYDINLIĞA DOĞRU (SİYER)
00:30   KUR'ANI KERİM VE YÜCE MEALİ
05:00   ESMAÜL HÜSNA
03:00   DUA VAKTİ
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

"O, kullarının tövbesini kabul eden (tövbe ile) kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir." (Şûra - 25)

Hadis-i Şerif

"Silahla öldürülen nice kimseler vardır ki, ne Şehiddir ve ne de övülmeye değer bir kahraman. Yatağında eceliyle ölen nice kimselerde vardır ki, Allah katında Şehiddir."

[Ebû Nuaym] []

ANKET
 RADYOMUZUN YENİ YAYIN DÖNEMİNİ NASIL BULDUNUZ? 
 MÜKEMMEL
 ÇOK İYİ
 İYİ
 NORMAL
 DAHA İYİ OLABİLİRDİ
 KÖTÜ
Diğer Anketler
Mardin Hava Durumu
MARDIN
İSMAİLİNİ KURBAN ETMEK
Evet, İbrahim (as), muvahhidlerin atası, ALLAH eri sadakat göstermişti verilen emre. “De ki, şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, diriliğim ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan ALLAH içindir” (Enam 162) sözünü hal diliyle de ifade etmişti. Sen ey Muvahhid! Hapsolunduğun mekânlardan, prangalanamamış yüreğinden haykır muvahhidlerin ayetini. ‘Rabbim ALLAH ’tır’ dediğin için yelelerine zincir bağlanmış aslanlar gibi kükre ve de ki, “Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, diriliğim ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan ALLAH içindir.” Sen Ey Hicret Yürekli! Göçtüğün beldelerde haykır haniflerin ayetini.. kervandaki develerin toynak izinde çöl kumlarına göm hevanı. Davan İbrahim olur da isterse değer verdiğin herhangi bir şeyi sakın ha düşüneyim bile deme! Sen aşk ol.. akıl kenarda hayretler içinde seyretsin İsmailliğini.. Siz Ey Asrın mimsizlerin köleleştirmek için iblis pazarlara oynadığı Hacerler! Kara bir köle iken insanlık tarihine hürlüğün mührünü basan Hacer gibi olmak istemez misiniz? Zira özgürlük İbrahim’in bıçağının gölgesinde. *** *** *** *** *** *** Bilir misin sen, nedir İsmail’ini kurban etmek? Sevdiceğini uzatıp da boynuna hançer çalmak bilir misin ne demektir? Hem nedir senin İsmail’in? Sana İsmail olup da kalbine oturan nedir? Tüm bu soruların cevabını masa başlarında, entel odalarında vermesinler. Kravatlı mücahidler, takım elbiseli zahidler olmasın sorularımıza cevap. Anası, eşi, zindan ile evi arasında; görüş günlerinde Safa-Merve misali say edip mekik dokuyanlar, sonbahar akşamlarında zindan camlarının buğusuna nefes nefes yıldızları gömen, toprağın rengini unutmuş.. Yeşili, çiçekleri, laleleri resimlerde bilen, yağmurun ardından toprağın kokusuna hasret Yusuflar EY! Siz söyleyin kurban etmeyi. Kalbi yaşından büyük, hayatın çilesi saçlarına beyaz rutuşlar atmış, Bedirler ile arasına duvarlar dizilmiş, demirler örülmüş çilekeşler, garipler! Siz anlatın bana kurban etmeyi. Kurban etmek İsmailini ne demektir? Sorun da anlatsın size intikamın tecelli bulduğu bileklerin sahipleri. Anlatsın size putperestlerin korkulu rüyası, karanlık dehlizlerin sakinleri. Anlatsın size bahara özlemini, acısını, kederini, hasretini yanaklarındaki gamzelerde setreden kardeş delileri. Melekler gökte secde ederken, bulutlara alın sürterken bir kaç metrelik hücrede betonda secde ederler onlar ki. Onlar ki, anadan, babadan, iyal-i haneden, serden geçmişler. Onlar söylesin ne demektir İsmailleri kurban etmek? *** *** *** *** *** *** Muhammedi davadan alıkoyan her şeyin, bir İsmaildir. Bu yolda ayak bağı olup kalbini meşgul eden her sevgi, arzu, yöneliş, anlayış, meta’, ahlak, dürtü, gelenek, alışkanlık... birer İsmaildir senin için. Allah (cc) kainata değil de yumruk sıkımı kalbine sığmışken o kalbde ortak istemez, İsmailleri istemez. Muhammedilere kendi ruhundan üfleyip imanı o pak kalblere kendi eliyle yazmışsa o kalblerde kendi aşkının sarsılmaz hakimiyetini ister. Ve emreder sana; Her neyse İsmail olup da kalbini meşgul eden kurban et onu. O annen ise kurban et. İsmailin baban ise kurban et. Eşin, çoluk çocuğun ise İsmailin, kurban et. Malın, mülkün, hevan ise, önüne geçemediğin basit ve çocuksu arzu, emel, anlayışların sana İsmail olmuşsa kurban et. Kendisine kıymadığın, davana hediye etmediğin vaktin, emeğin, bilgin, aklın... İsmail olur bazan. Sen kurban et. Bir kalem, bir tebessüm, bir öfke bile yerine göre İsmail olur, meşgul eder seni, sen düşünme kurban et. Kurban et ki, İbrahim gibi Halil olasın. Sevmemek, sevmediği şeyi gözden çıkarmak değildir kurban etmek. Bilakis yüreğine inmiş, hücrelerine sinmiş, kalbinden her uzvuna yol bulup da sende fena olanı yüreğin ağlayaraktan, duyguların cezbeye gelerekten; ama tereddüt etmeden, duraksamadan, gözünü kırpmadan boğazlamaktır Allah adına, Allah için. Yine sorun Gülistanın helal süt emmiş yalınayaklılarına ne olduğunu kurban olmanın. Hiç tanımadıkları insanların bile kurtuluşları için, yeni nesiller vahyin sıcak kucağında büyüsün diye kendilerinin kurban edilmelerine “ lebbeyk” diyenlerden sorun kurban olmak ne demektir diye. Göklere vurulmuş yüreklerin işidir kurban olmak. Vahyin indiği yerde onuru, namusu, imanı korumanın bedelidir kurban olmak. Beden toprağını Cibrilin kanadının gölgesinde tutmak için yapılan yatırımdır kurban olmak. Yeni yağmurlar için arzdan feda edilen damlacıklardır kurban olmak. Kurban olmak içinde yatan militanik aşkın bulutlarda döllenip yeryüzünde belki gülistanın ucra bir köşesinde eylem bulmasıdır. Sen ey ruhunu ve kalbini kurban edileceği gün için zindanda büyüten İbrahim’in takipçisi! Arzına zulm dokunmuş da boynunu uzatmayacak mısın? Ya da kurban etmeyecek misin varını ve yoğunu? Cibrilin gölgesi kalkmış da nifağın ve riyanın kavuran sıcaklığı ter düşürmüş alnına, sen hâlâ İbrahim ve İsmail ile el ele verip kalp Kabesini yükseltmeyecek misin? Hacer su aramaya mı gitmiş? Su kurbanlığın topuğunu vurduğu yerde. İzzet, onur, şeref, namus, din, kitap... yani demem o ki; cennet, kurban olduğun yerde. Ruh topuğunu vur hele kalp toprağına. Gör bak nasıl da fışkırır damarında kan gibi İslamın misk kokusu. Bugün ümmet perişan. Vahy kesildi kesileli zulm ve kan nazil olmakta. Sen ey ümmetin hamisi yiğit mücahid! Bu asırda İbrahim olup İsmailini kurban etmezsen ya da İsmail olup teslimiyetle nefsini, canını, kanını feda etmezsen ebedi vuslat nasıl gerçekleşir. Sen yeryüzünün insanı değilsin. Afaktaki vuslatın adamısın. Bırak deni ve alçak dünyalıkları, sevgileri. Seni kevserin başında bekleyen bir peygamberin var. Ondan öte kainatı itip bir tarafa seni kendine çağıran, cennetine davet eden yücelerin yücesi bir O (cc) var. SERHAD BAYRAM
5368 kere okundu.
Diğer Makaleler