CEMRE FM 98.0 | GÖNÜLLERE DÜŞEN CEMREYİZ
CEMRE FM CANLI YAYIN
Şuan CEMRE FM'de

İLAHİ / EZGİ / ŞİİR

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
16:00   RİSALE-İ NUR PENCERESİ
11:00   EL HİDEYÊ WER RAHMÊ (YEREL ARAPÇA)
13:10   İNSAN-I KAMİL
10:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
09:00   BASIN STÜDYOSU (HAYIRLI SABAHLAR)
08:00   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR (SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ)
12:00   DENGE RİSALE
14:05   HAYATTAN NOTLAR - CANLI
07:00   KISASÜRE-DUA-MESAJ
19:00   ANA HABER BÜLTENİ
20:00   GÜLÎSTANA STERKA / BAYAN SOHBETİ
21:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
22:00   NEBİLERİN İZİNDEYİZ
23:00   DENGE RİSALE - DUBARE (TEKRAR)
24:00   MEALLİ HATİM
13:00   13 ARA HABER
16:30   ŞİİR VAKTİ
21:30   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.
(İsra - 37)

Hadis-i Şerif

"Sizden birisi namaz kıldığında hakikatte Rabbiyle konuşmaktadır. Öyleyse nasıl konuştuğuna dikkat etsin."

[Hakim, Mustedrek 1/336] []

ANKET
 RADYOMUZUN YENİ YAYIN DÖNEMİNİ NASIL BULDUNUZ? 
 MÜKEMMEL
 ÇOK İYİ
 İYİ
 NORMAL
 DAHA İYİ OLABİLİRDİ
 KÖTÜ
Diğer Anketler
Mardin Hava Durumu
MARDIN
Başörtüsünün hikmeti ve illeti
Başörtüsü hükmünün iyi tahlil edilerek illetinin ve hikmetinin açıklanması için gayret sarf etmek gerekir. İnkârcıların başörtüsüne adaveti, Müslümanların bu İlahi emre tutunmalarının sebebi acaba nedir. Bunu anlamaya çalışmak lazım. “...dış elbiselerinden(cilbap) üzerlerini sıkıca örtsünler. Bu, onların tanınmalarına, tanınarak eziyet edilmelerine engel en elverişli yoldur…”(Ahzab: 59) ayetiyle Kur’an-ı Kerim başörtüsünün illetine-hikmetine kapı açmıştır. Ayete göre başörtüsünün hikmeti, dünyevi inkârcıların sapkınlığı ve çapkınlığıdır. Yine Ayete göre başörtüsünün illeti, nefsi kimselerin dürtüleridir. Buna göre nefs, başı açık kadına karşı kendini özgür hissetmekte, buna karşı kendisini alıkoyma gereği duymamaktadır. Demek ki açık olana karşı nefsin mahremiyet duygusu zayıflamaktadır. Örtünün olmaması, hem erkek hem de kadın açısından aidiyet ve mahremiyet algısının yok olmasına sebep olur. Bu, nefsin sabit vasfıdır. Bunun bir sonucu olarak İslam, örtüyü sadece namahrem erkeğe karşı değil, Müslüman olmayan kadınlara karşı dahi emretmektedir.(Nur: 31) Bu, örtünme emrindeki illetin aslında açıklığı ısrarla isteyenlerin zihni ve nefsi âleminde saklı olduğunu ifade eder. Kadını özgürleştirmek adına başörtüsüne karşı olduklarını iddia edenler aslında kendi nefislerinin önündeki engelleri kaldırma derdindedir. Bu bağlamda örtü kadının değil, erkeğin nefsi özgürlüğünü sınırlandırmaktadır. Dünyayı kendi cennetleri olarak kabul edenlerin başörtüsüne bu kadar karşı durmalarının bir sebebi de budur. “Zina etmiş erkek, ancak zina etmiş olan veya müşrik bir kadınla; zina etmiş kadın da ancak zina etmiş veya müşrik bir erkekle evlenebilir…” (Nur:3) buyrulur. Örtünün bazı hikmetleri de burada saklıdır. Ayete göre şirk ve zina birbiriyle bağlantılıdır. Bu, acayip bir bağlantıdır. Şirk; ortaklık, karışıklık, tuzak gibi manalara gelir. Kuş tutmak amacıyla ağın yere serilerek oluşturulan bir tür tuzağa “şerek” adı verilir. İplerden kurulu bu tuzağa genelde kuşun ayağı takılır. Kuş çırpındıkça ayağına dolanan ip daha da sıkışır. Bunun gibi şirk sistemi her zaman insanın önünde tuzaklar(şerek) kurmaktadır. Bunun en önemli aracı da kadın-erkek münasebetinin tamamıyla ve ölçüsüz şekilde serbest kılınmasıdır. Başörtüsüne karşı direnen sistem, aslında en önemli tuzağının elinden gitmemesi için direnmektedir. Çünkü zinaya bulaşan insanların sayısı arttıkça şirke dayalı yapılar güç kazanmaktadır. Başörtüsü düşmanlığını yapanların amacı, tuzaklarının ellerinden gitmesine mani olmaktır. Zina, şirkle bağlantılı olduğu için tevhidin zıddıdır. Tevhid; düzen, denge, güven ve mutluluktur. Şirk ise fesat, kaos, ihanet ve zulümdür. Şirkte, duygular karışık ve parçalıdır. Oysa sevginin var olması için, tek olması gerekir. Şirkte de zinada da duyguların parçalı ve karışık olması söz konusudur. Mesela süt emzirirken hamile kalan annenin sütü bozulur. Çünkü onun sevgisi, saflığını kaybetmiştir. Sevgisi ikiye bölünmüştür. Göğsünde birini kalbinde-rahminde ise başka birini taşımaktadır. Oysa süt, ihlâsın, halis olmanın sonucu olarak, tevhidin bir nişanı olarak kan ve pislik arasından bembeyaz bir şekilde çıkıp gelmektedir. Bu denge bozulduğunda süte kan karışır. Böyle bir süt kirlidir, elemdir. Firavunun sütüne kan karıştı.(Araf:133) Çünkü o hem müşrikti hem de Hz. Asiye’nin sevgisini kazanmamıştı. Nikâhı altında olduğu halde Hz. Asiye kalbinde firavunun sevgisini taşımıyordu. Bunun bir nişanı olarak firavunun önüne gelen sütün içinde hep kan vardı. Bu, halis bir sevgiye dayanmayan, sadakatten mahrum gayri meşru kadın-erkek münasebetinin somut bir misalidir. Şirk sistemi, topluma içine kan karışmış bozuk süt vermektedir. Kalpte birinin, göğüste başka birinin olmasını umursamamaktadır. Topluma bozuk süt vererek insanların “sütü bozuk” olması için fesadını sürdürmektedir. Bu nedenle Başörtüsü tevhidin bir şiarıdır. “Kalbim kime aitse dışım da ona aittir” anlayışının lisan-ı hal ile ifade edilmesidir. İman, İhlâs ve hayâ ile bütünleşen Başörtüsü, kadının bozuk süt sahibi olmasını engeller. Öte yandan bu, erkeğin başkasının hakkı olana ortak olmasını engelleyerek bir nevi “müşrik” olmasına mani olur. İhlâs ve sadakatiyle sütünü koruyarak helal süt emziren Müslüman kadınlara; bozuk süte tenezzül etmeyerek kendisini “sütü bozuk” olmaktan koruyan Müslüman erkeklere selam olsun. DOGRUHABERGAZETES ABDULHAKİM SONKAYA
18642 kere okundu.
Diğer Makaleler