CEMRE FM 98.0 | GÖNÜLLERE DÜŞEN CEMREYİZ
CEMRE FM CANLI YAYIN
Şuan CEMRE FM'de

BASIN STÜDYOSU (HAYIRLI SABAHLAR)

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
16:00   RİSALE-İ NUR PENCERESİ
11:00   EL HİDEYÊ WER RAHMÊ (YEREL ARAPÇA)
13:10   İNSAN-I KAMİL
10:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
09:00   BASIN STÜDYOSU (HAYIRLI SABAHLAR)
08:00   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR (SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ)
12:00   DENGE RİSALE
14:05   HAYATTAN NOTLAR - CANLI
07:00   KISASÜRE-DUA-MESAJ
19:00   ANA HABER BÜLTENİ
20:00   GÜLÎSTANA STERKA / BAYAN SOHBETİ
21:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
22:00   NEBİLERİN İZİNDEYİZ
23:00   DENGE RİSALE - DUBARE (TEKRAR)
24:00   MEALLİ HATİM
13:00   13 ARA HABER
16:30   ŞİİR VAKTİ
21:30   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

"Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir." (Âl-i İmran - 104)

Hadis-i Şerif

Ebû Zer radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e:
- Bir kimse, bir hayır yapar da halk bu sebeple onu överse, buna ne buyurursunuz? dediler. O da:
- "Bu, mü'min için peşin bir müjdedir" buyurdu.
Müslim, Birr 166. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 25
[]

ANKET
 RADYOMUZUN YENİ YAYIN DÖNEMİNİ NASIL BULDUNUZ? 
 MÜKEMMEL
 ÇOK İYİ
 İYİ
 NORMAL
 DAHA İYİ OLABİLİRDİ
 KÖTÜ
Diğer Anketler
Mardin Hava Durumu
MARDIN
Su gibi temiz, Su gibi aziz...

Diyarbakır kutlu doğum mitinginde bir çocuk, elinde su şişeleri olduğu halde mitinge gelen peygamber sevdalılarına şöyle sesleniyordu: ‘Çek bir salavat, suyu al.’

Suyu ve salavatı bir arada düşünmek, su ile salavatı bir arada zikretmek her aklın ve her dilin harcı değildir. Kesin olan şu ki, acayip derecede hikmetli olan bu söz tahsilin, bilginin ve okumanın neticesi de değildir. Bu, ancak ruhun dile gelmesi, sevdanın dilden dökülmesidir. İşin sırrı ruh ve sevgi olunca bu sözün mesajı çok özel bir mana, büyük bir kıymet kazanmış oluyor. İş bu, Diyarbakırlı peygamber sevdalısı çocuk öyle bir söz söyledi ki bakalım –Allahın izniyle-bunu nasıl izah edebileceğiz.

“Onlara salat et. Çünkü senin salatın onları sakinleştirir.”(Tevbe:103) Bu, Allah’ın(c.c) peygambere(s.a.v) emridir. Salatın bir anlamı duadır. Sükun ise asabiliğin, gerginliğin ve tatminsizliğin zıttıdır. Buna göre mana şöyle oluşur: “onlara dua(salat) edersen duanla sakinleşir, huzura ererler. Tedirginlikleri, asabilikleri, ve huzursuzlukları yok olur, rahmete erişirler. Nefsin ve dünyanın usandırıcı, bunaltıcı hararetinden kurtularak serinler ve saflaşırlar, duru hale gelirler.” Sakinleşmek; serinlemek ve durulmaktır. Bu da suyun vasfıdır. Çünkü su, temizler ve serinletir. ‘çek bir salavat, suyu al.’ Böylece kalbin, kalıbın serinlesin.

Peygamberin(s.a.v) salatı rahmettir. Rahmet ise en çok suya benzer. Su, rahmetin en somut ve en canlı tecellilerinden birisidir. Bu nedenle yağmura(suya) rahmet denilmiştir. Allah’ın(c.c) ve Resulünün salatını celbetmenin yollarından birisi de Peygambere salat etmektir. Ona salat edince O da bize salat eder. Onun salatı su gibidir, su hükmündedir ve bu da ‘çek bir salavat, suyu al.’ Sözüyle en öz, en etkili biçimde ifadesini bulmuş olmaktadır.

Su, hayatı ve ruhu temsil eder. Bu nedenle su, duyu organlarıyla tam olarak algılanmaz. Çünkü doğal haliyle suyun herhangi bir kokusu, rengi ve tadı yoktur. Kokusu, rengi ve tadı olan su, temizleme özelliğini kaybeder. Öyle ki iş, suyun haram olmasına kadar gider. Fıkıhta bu, böyledir. Çünkü temizliğin özle, imanla alakası vardır. İnsanın bedeni renkten, tattan ve kokudan mücerret değildir. Ruh ise tıpkı su gibi bu hususlardan mücerrettir. İnsanın özü su gibidir. Su da insanın özüne benzer. Beden ancak ruhun özelliklerini taşıyan suyla temizlenir ve ancak böylesi bir su ile beden canlanır ve güzelleşir. Fıkhımız bunu çok latif bir şekilde ifade etmiştir. Rengi, tadı ve kokusu olan su temizleyici değildir. Çünkü böylesi bir su, ruhun vasıflarını taşımaktan uzaktır. Bu nedenle temizleyici özelliği yoktur. Halis olan suya lezzetli manasında “azp” adı verilir. Özelliğini kaybeden su ise “azap” olur. Eziyet ve hastalık kaynağı haline gelir. Salâvat yani rahmet, suyun azap değil azp(lezzetli) olmasını sağlar. O halde ‘çek bir salâvat, suyu al.’ Ki, su sana azap değil, hayat kaynağı olsun.

Sala kelimesinin sinir sistemiyle alakalı bir anlamı da vardır. Salât, sinirlerin gevşemesi suretiyle insanın rahatlamasıdır. Yani salât, insanın asabını düzelterek onu bunalımdan kurtarır. İnsan, salâvat çektiği zaman rahatlar, içi serinler. Bu da saf ve halis bir suyun etkisiyle aynıdır. ‘çek bir salâvat, suyu al.’ Yani böylece içindeki taassup ve asabilik yok olsun. Duygu ve düşüncelerin su gibi insanlara huzur ve tatmin sağlasın. Temiz ve duyarlı kimselerin damak zevkine hitap edecek lezzette olsun.

Taassup, düşünce bozukluğu; asabilik ve duygu bozukluğudur. İkisi de suyun bozulması ve bu suyun kullanılmasıyla alakalıdır. Çünkü bozuk su ne susuzluğu giderir, ne de temizliği sağlar. Susuzluğu bir türlü geçmeyen insan tatminsiz ve gergindir, mutaassıptır. Bir türlü temizlenemeyen insan da huzursuz ve bunalımlıdır, asabidir. O halde ‘çek bir salâvat, suyu al.’ Böylece halis bir suya sahip olarak temizlen ve susuzluğunu gider. Asabın düzelsin, taassubun yok olsun.

Aslında sorun temiz su sorunudur. Duygularımız ve düşüncelerimiz temiz ve halis bir su gibi olmalıdır. Onları şişelerde, susayan insanlara salâtla takdim etmeliyiz. Suyu rahmetle-salâtla almalıyız ki halis ve muhlis olsun. Suyu rahmetle vermeliyiz ki insanlar onu alsın. O halde ‘çek bir salâvat, suyu al.’

Su gibi hizmeti sebil eden büyüklere, salât isteyerek suyu sebil eden çocuklara ve tüm Peygamber sevdalılarına selam olsun.


96015 kere okundu.
Diğer Makaleler