CEMRE FM 98.0 | GÖNÜLLERE DÜŞEN CEMREYİZ
CEMRE FM CANLI YAYIN
Şuan CEMRE FM'de

EL HİDEYÊ WER RAHMÊ (YEREL ARAPÇA)

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
16:00   RİSALE-İ NUR PENCERESİ
11:00   EL HİDEYÊ WER RAHMÊ (YEREL ARAPÇA)
13:10   İNSAN-I KAMİL
10:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
09:00   BASIN STÜDYOSU (HAYIRLI SABAHLAR)
08:00   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR (SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ)
12:00   DENGE RİSALE
14:05   HAYATTAN NOTLAR - CANLI
07:00   KISASÜRE-DUA-MESAJ
19:00   ANA HABER BÜLTENİ
20:00   GÜLÎSTANA STERKA / BAYAN SOHBETİ
21:00   İLAHİ / EZGİ / ŞİİR
22:00   NEBİLERİN İZİNDEYİZ
23:00   DENGE RİSALE - DUBARE (TEKRAR)
24:00   MEALLİ HATİM
13:00   13 ARA HABER
16:30   ŞİİR VAKTİ
21:30   İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz. (Hucurat - 10)

Hadis-i Şerif

"Ümmetimin hepsi Affa mazhar olacaktır, Günahı Aleni işleyenler hariç. Kişinin Geceleyin işlediği kötü bir Ameli Allah örtmüştür Ama Sabah olunca o:"Ey falan, bu gece ben şu şu işleri yaptım!" der. Böylece o, geceleyin Allah kendini örtmüş olduğu halde, sabahleyin, üzerindeki Allah'ın örtüsünü açar. İşte bu, günahı aleni işlemenin bir çeşididir."
Buhâri, Edeb 60; Müslim, Zühd 52, (2990).
[]

ANKET
 RADYOMUZUN YENİ YAYIN DÖNEMİNİ NASIL BULDUNUZ? 
 MÜKEMMEL
 ÇOK İYİ
 İYİ
 NORMAL
 DAHA İYİ OLABİLİRDİ
 KÖTÜ
Diğer Anketler
Mardin Hava Durumu
MARDIN
Merhaba Yâr!

Merhaba Yâr!

Melekler adedince, kâinat dolusu Merhaba Yâr!

Merhaba ey kalbimizde tek intizar!  Hoş geldin ezel ikliminden..

Şerefe boğdun, mest eyledin fani yuvamızı.

 Faniler adedince, zerreler adedince Merhaba Yâr!

 Merhaba ey kalbimizdeki yangına medar!

Herkesin var bir sevdası. Herkeste bir gönül yarası.

 Her kalbin derinliklerinde biri yatar.

Her kalp kendini bir yâre bağlar.

 Vallahi Sensin bize tek Yâr. Bunca kırık, bunca yıkık, bunca harap kalbimiz var.

Bırakalım Sana meftun kalbimiz böyle viran mı kalsın?

 Şefkat dolu dokunuşunla bizi onarmaz mısın?

Merhaba ey dupduru gönüllere Yâr!

Ne varsa Sende var. Seni var edene sonsuz hamd-u senalar.

Kalbimiz zikrinle çarpar.

Merhaba ey kalbimize nur olan Yâr!

Gelişinle yeryüzü pırıl pırıl, gökyüzü ışıl ışıl, haneler cıvıl cıvıl..

Zulüm saraylarında vaveyla koptu; kâhinlerin, ruhunu biçti cinnet…

Bu gelen put kıran Muhammed. İbrahim’in oğlu, on sekiz bin âleme rahmet…

Rahmet sonsuzluğunca Merhaba Yâr! Yaralı yüreklerimizde hep ümit var.

 Nuruna hasret kaldı bütün kıtalar.

Ellerinde güllerle bekleşir bak, dudakları ismine kanmış bütün çocuklar.

Hoş geldin ey yaratılmışlara Serdar…

Yaratılmışlar adedince Merhaba Yâr! Merhaba ey âleme iftihar!

 Kalbimizde hep yâdın var.

Sen var isen her şey var.. Sensiz kalp neye yarar.

Merhaba ey cana can katan Yâr! Tertemiz ruhlar Seninle bahtiyar.

Kalbimizde sevdan var.

Merhaba karanlık zamana güneş gibi doğan Yâr!

Veyl olsun Sensiz geçen zamanlar..

Senin olmadığın yerde gurbet var.

Merhaba çölleri gülşene çeviren Yâr!

Yükün altında büzülmüş, ezilmiş bir köle.. Siyah. Kâh ağlıyor, kâh inliyor. Sonra zulüm altında bir fakir.. Dışlanmış, tepelenmiş.. Hor ve hakir

. Ötede toprağa gömülmüş minnacık bir çocuk…

 Kız. Hep birden ağlaşıyor, soruyorlar: ‘Nerde kaldı kurtarıcımız?’

Merhaba imdada yetişen Yâr!

Sen geldin cennet oldu dünyalar.

 Ve işte hayat dolu bir bahar.

Seni gönderene bitimsiz şükranlar.

Seni gönderenin salât ve selamıyla Merhaba Yâr!

 Sensizlik cehennemi kalbimizi yakar.

Bahtı karadır Seni kaybeden. Harap ve bitaptır ruh ve beden. Senin için geçilir candan ve her şeyden. Bana ne ağyardan, elden. Sensin ruhumu revan eden, beni Kıtmir-i zaman eden. Kalbimi şerha şerha aşkına Suzan eden.

Merhaba ey âşıklara kıble olan Yâr! 

Sana kurban, Sana hayran Yusufların var! Adın anılınca Yâr; yanaklarında aşk kızıllığı yanar. Gözleri hep Seni arar, kalpleri hep Seni sorar, dilleri hep Seni anar. Ve mücahitlerin var, saf, saf dizilmiş; alınlarına Senin adın yazılmış.

Merhaba ey mücahitlere Yâr! Dünyalar dolusu derdimiz var. Bitmek bilmeyen hasretimiz var. Sensiz saraylar mezar. Sensiz cennet bile dar. Vuslatın umuduyla merhaba Yâr! Sana yangın, Sana ölgün kalbimiz var.

Sensiz Mekke öksüz kaldı, Medine yetim. Kudüs kan ağlıyor..

Bağdat kan ağlıyor.. Kabil kan ağlıyor..

Ve kan ağlıyor dört duvar arasında kalbim, Şam, Amman, Kahire… Sensiz kahır ve çile.. İstanbul, Konya, Amed… Meydanlarda güllerle bekliyor Seni ümmet.. Açe, Keşmir, İslamabad.. Ancak Seninle oluruz âbâd... Priştine, Saraybosna ve Mostar.. Her kıtada yetim ümmetin var. Gel ey mazlumlara Yâr! Sana tutkun kalbimiz var.

Merhaba ey Yetim Yâr!

Sensin yetimlere yâr. Sensiz her garip, her öksüz, her yetim ağlar. Bencileyin gariplerin senden başka kimi var? Merhaba ey kimsesizlere Yâr!

Sevdan bir usare ve biz içtik ondan kana kana; eriştik o eşsiz gülzare. Misk-u amber sünnetindir her derde çare. Sensiz insanlık avare; sönüp dökülür semada her sitare. Gel ey ışığıyla âlemi aydınlatan mehpare. Sensizlik gurbetinde yanan kalbimiz var, pare pare.

Merhaba ey derde derman Yâr!

Merhaba ey âleme sultan Yâr!    Merhaba ey Şah-ı devran Yâr!

Bir kalbimiz var.. Yalnız Sana giriftar. Rabbim ayırmasın Senden, sonsuza kadar…

Nurullah GÜLSEVER

 


6048 kere okundu.
Diğer Makaleler