CEMRE FM 98.0 | GÖNÜLLERE DÜŞEN CEMREYİZ
CEMRE FM CANLI YAYIN
Şuan CEMRE FM'de

ESMAÜL HÜSNA

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
04:00   CEVŞEN
08:00   HAYIRLI SABAHLAR (HABERLER)
10:00   CANLI İSTEK SAATİ (KÜRTÇE-TÜRKÇE)
12:00   İNSANI KAMİL
13:00   GÜNÜN İÇİNDEN HABERLER
14:00   SİYERA NEBİ (KÜRDİ)
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
16:00   HABER 16
16:30   ROMAN KUŞAĞI
17:00   İSTEK SAATİ (CANLI)
19:00   ANA HABER (CANLI)
20:00   BİLGİ PINARI YARIŞMA (CANLI -TÜRKÇE )
23:00   AYDINLIĞA DOĞRU (SİYER)
00:30   KUR'ANI KERİM VE YÜCE MEALİ
05:00   ESMAÜL HÜSNA
03:00   DUA VAKTİ
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

"Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun." (Enbiyâ - 7)

Hadis-i Şerif

"Elinizde bir ağaç fidanı varsa, kıyamet kopmaya başlasa bile, eğer onu dikecek vaktiniz varsa, mutlaka dikin."

[el-Münavi Feyzu'l-Kadir] []

ANKET
 RADYOMUZUN YENİ YAYIN DÖNEMİNİ NASIL BULDUNUZ? 
 MÜKEMMEL
 ÇOK İYİ
 İYİ
 NORMAL
 DAHA İYİ OLABİLİRDİ
 KÖTÜ
Diğer Anketler
Mardin Hava Durumu
MARDIN
Ramazan ayı tebliğde atılım ayı olsun

Şeytanların zincire vurulduğu, cehennem kapılarının kapandığı rahmet ayı Ramazan’a girdik. Bu ayda, kötülükler bariz bir şekilde azalıp, insanların dini duyguları kabarmakta, dine yönelme artmaktadır.

İnsanların rikkate geldiği, duygu kapılarının manevi alanlara açık olduğu bu bereketli ayı gelin İslami tebliğin bereketlenmesi için bir fırsata çevirip vesile kılalım. Bu ay hepimiz için tebliğde bir atılım ayı olsun.

Davamızın hayat damarı ve asli görevimiz olan tebliği ihmal etmeden, gereken önemi vererek hareket etmemiz gerekir. Zaman ve şartlar değişik araçları kullanmayı zorunlu kılsa da tebliğ vazifesi her zaman canlı ve diri tutulmalıdır.

Biz Müslümanlar, sadece birbirimize gidip-gelerek gettolaşma duvarlarını insanlarla aramıza duvar örmek suretiyle hizmet sahasını genişletemeyiz. Her hususta örnek almaya çalıştığımız Peygamberimiz  (s.a.v) ve sahabeler bakalım ne yapmışlar? Kısa bir zamanda İslam davasını geniş bir coğrafyaya nasıl yaymışlar? Okuyup öğrenelim.

Örneğin; Akabe Biatında Müslüman olan Medinelilere Resulullah (s.a.v) öğretmen olarak Hz.Mus’ab b. Umeyr (r.a)’i gönderir. Çok kısa bir zaman zarfında yaptığı çalışmayla Medine’de İslam’ın girmediği ev/aile kalmaz. Bunu sadece birbirlerine gidip-gelmekle, sohbetler yapmakla başarmadılar. Bunları yapmakla beraber, İslamdan habersiz insanları adeta yakın markaja almak suretiyle davayı anlattılar ve başardılar.

Bugün de Müslümanlar olarak, İslam’ı öğrenme ve yaşama gibi görevimiz olmakla beraber bundan habersiz olan insanlara da ulaştırmak görevimizdir. Sadece kendi aramızda etkinlikler düzenleyerek, sohbetler yaparak, konferans ve paneller vererek İslam davasını yayamayız. Kendi dışımızda İslam’ın güzelliklerinden ve kurtuluş reçetelerinden habersiz insanlarla ilgili de bir programımız olmalı.

Sahabeler gibi elbette birbirimizin imanını tazelemek, takviye etmek için sohbetler yapacağız, birbirimize sahip çıkacak, yardım edecek ihmal etmeyeceğiz. Herkesten ziyade birbirimize düşkün olacak şefkatle yaklaşacağız; ama tüm bunlar başkalarına daveti götürmeye engel olmamalı.

Bu yüzden Ramazan ayını da vesile kılarak her birimiz, İslam’ın güzelliklerinden habersiz olan en az biri veya birileriyle ilgilenebilmeliyiz.  Tanışacağız, evimize davet edeceğiz, sohbet ve etkinliklere iştirak etmesini sağlayarak hizmet halkasına katılmasına vesile olacağız.

Yarın çok geç olabilir. Etrafımızdaki kötülüklerden ve kötü insanlardan şikâyet etmek, onları kınamak yerine bunu giderek çözüm yollarına başvuralım. Unutmayalım ki şikayet etmek, sorunun  bir parçası olmaktan ziyade şikayet dinleyen, sorun çözen konumunda olmak bizlerin temel şiarı olmalıdır. Hayattan hep şikayet edenler hem kendileri ümitsizlik hastalığına kapılır hem çevreleri...

Çevremizde yanlışlık içinde olanlara elimizi uzatmasak, doğruyu onlara ulaştırmasak yarın mahşer gününde bunun hesabını nasıl vereceğiz..? Yanlışlık içinde olanlar ilahi huzurda yakamıza yapışıp hesap soracaktır.

“Ya Rabbi! Bu kulun yakınım olduğu, çevremde bulunduğu halde bana İslamı anlatmadı. Şayet anlatmış olsaydı belki döner iyi bir Müslüman olurdum. Ondan davacıyım!” derse, o zaman vay halimize!

Şunu da unutmayalım. Şayet birileri zamanında çalışmamış olsaydı bugün belki bizler de şerefli İslam davasından habersiz olacak, benimsemediğimiz, kınadığımız insanlar gibi olacaktık.

Öyleyse haydi dostlar, kardeşler, bacılar! Kolları İslam’ı tebliğ etmek için sıvayalım. İhlâsla çalışıp Allah’tan yardım dileyelim, göreceğiz ki Allah’ın yardımı her an yanımızdadır. Bir insanın hidayetine vesile olmak dünya ve içindekilerden hayırlıdır unutmayalım.

Selam ve Dua ile.

Yusuf Sabri - Doğruhaber Gazetesi


2187 kere okundu.
Diğer Makaleler