CEMRE FM 98.0 | GÖNÜLLERE DÜŞEN CEMREYİZ
CEMRE FM CANLI YAYIN
Şuan CEMRE FM'de



Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
14:00   AYDINLIĞA DOĞRU / SİYER
15:10   SESLİ MAKALE
16:00   KUR'ANIN GÖLGESİNDE TEFSİR
17:05   İSTEK SAATİ - CANLI
11:30   CUMAYA DOĞRU / VAAZ / SOHBET
19:00   ANA HABER BÜLTENİ
10:00   SABAH İSTEKLERİ / CANLI
08:00   BASIN STÜDYOSU (HAYIRLI SABAHLAR)
07:00   KISASÜRE-DUA-MESAJ
20:00   DÜŞÜNCE DÜNYASI - CANLI
22:00   ROMAN KUŞAĞI
23:00   İLAHİ EZGİ ŞİİR MESAJ
24:00   MEALLİ HATİM
13:00   İLAHİ / EZGİ / TARİHTE BUGÜN
15:00   15 ARA HABER
16:30   ROMAN KUŞAĞI
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

Takvâya erenler var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda (Allah'ın emir ve yasaklarını) hatırlayıp hemen gerçeği görürler.
(Araf - 201)

Hadis-i Şerif

"Vaktin başında kılınan namazda Allah'ın rızası , sonunda kılınanda da Allah'ın affı vardır."

[Tirmizi] []

ANKET
 RADYOMUZUN YENİ YAYIN DÖNEMİNİ NASIL BULDUNUZ? 
 MÜKEMMEL
 ÇOK İYİ
 İYİ
 NORMAL
 DAHA İYİ OLABİLİRDİ
 KÖTÜ
Diğer Anketler
Mardin Hava Durumu
MARDIN
ŞERİATIN RUHUNU ANLAMAK

Şeriat, Ümmeti Muhammed’in önderliği altında insanlığı Allah Teâlâ’nın arzuladığı insanlık seviyesine götürülmek üzere gönderilmiş sistemdir. Ümmet de bu şeriatın hedef gösterdiği hedeflere yönelen insan topluluğudur.

Allah Teâlâ dinini kendi Peygamberi hayatta iken tamamlayıp kemale erdirmiş. Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra dine ne ekleme olabilir ne de çıkarma…

Bilindiği gibi kölelik sistemi kendi şartları içerisinde şeriat tarafından izin verilmek zorunda kalınan bir sistemdir. Bu, insan hak ve hukukuna aykırı gözüken sisteme niye izin verildiği ile ilgili merhum Seyyid Kutup güzel izah etmiş, oraya başvurulabilir.

Ama, şeriat izin vermek zorunda olduğu bu sistemi zamanla ortadan kaldırmak için elindeki bütün imkânları seferber etmiş. Nitekim suçların müeyyidelerinin büyük çoğunluğunun köle azad etmeye bağlanması bunun delilidir.

Ashap da Hz. Resulullah(s.a.v)’tan sonra da özellikle Dört Raşid Halife bu sistemi İslam’ın cevaz vermesine rağmen ortadan kaldırmak için imkânlarını seferber etmişler. Özellikle Hz. Ömer(r.a)’in kendi hilafeti döneminde; “Size ne oluyor ki, Allah’ın analarından hür olarak dünyaya getirdiği insanları köle ediniyorsunuz” diyerek İslam’ın toplum içerisinde savunmasız ve zayıf olan kesimlerin haklarını iade etme ve teminat altına alma konusundaki kararlılığını ortaya koymuş ve insaniyeti Kübra olan İslamiyet’in insanlığı kâmil insaniyet seviyesine yükseltme hedefinin takipçisi olduğunu ortaya koymuştu.

Bu mesele ile ifade etmek istediğim şey şudur: Evet, İslamiyet kâmildir ve tamamlanmıştır. Zatında noksaniyet yoktur. İslam’ın amacı ise insanlığı insaniyeti Kübra mertebesine taşımaktır. Bunun için de örnek bir nesli ortay koydu; ancak bu örnek nesil çölün ortasındaki vaha gibi olduğundan zamanın şartlarından dolayı benimsemek zorunda kaldığı (ruhuna aykırı olmasına rağmen) konular olmuş. Hedeflediği bazı şeylerin kurumsal olarak oturtulmasını zaman içerisinde ümmete bıraktı.

Raşit Halifeler bu şuurla hareket ediyorlardı; ancak ısırgan krallar bu ruhu öldürdüler. Bazı salih yöneticiler bu ruhu tekrar diriltmeye çalıştılarsa da tam olarak muvaffak olamadılar.

Bu konuya değinmemizin sebebine gelince; şimdi de Avrupa’da yeni bir garanti türü ortaya çıkmaya başlamış; “ürünün üretiminde çocukların çalıştırılmamış” olma garantisi. Yanı bir ürün ve malın yapımında çocuklar çalıştırılmış ise o ürünün ülkeye girişi ve satışı yasaklanmaktadır. Çocuklar eğitim ve öğretim ile meşgul olmalıdırlar gerekçesi ile…

 İnsanlığın en ekmelinin, adaleti mahz’ın ve diğer bütün güzel ahlakların kaynağı olan Sünnet ile Kur'an gibi kaynaklarımız olmasına rağmen bu tür konulara özellikle bu asırda Batılılar önderlik ediyorlar. Oysa onlar herhangi bir kaynağa da sahip değiller.

İş oturduktan sonra da çıkıp; aslında bu konuya 1400 yıl öncesinden İslamiyet değinmişti, diye Batılıların yaptıklarını küçümsemeye çalışacağız.

Hiç şüphesiz Kitap ve Sünnet bütün erdemlere işaret etmiş. Müslümanlara düşen de bu işaret edilen konuları ilkeler haline getirip bu bağlamda kurumlar oluşturmaktır. O zaman Müslümanlar erdemliklerinden dem vurma konusunda haklı olacaklar.

Eğer İslam’ın bu ruhu anlaşılırsa ve bu doğrultuda adımlar atılırsa şüphe yoktur ki İslam, emperyalist yönetimlerden beri sayısız insan yığınlarını etkileyecek ve arkasından sürükleyecektir.

Kanaatimce Hz. Ali(ra) ve diğer Raşid Halifelerin İslam’ı ile Emevi ve Abbasilerin İslam’ı arasındaki fark bu ruhun diri olup olmamasıdır. Yoksa kendi asırlarını saadetle dolduran Raşit Halifeler de şeriat ile hükmediyorlardı, dünyayı Müslümanlara zindan eden Emevi ve Abbasiler de şeriat ile hükmediyorlardı.

M.Zeki Ergin - Doğruhabergazetesi


1956 kere okundu.
Diğer Makaleler